Bağırsak sağlığı

Önemi

Sağlık bağırsakta başlar

İnsan bağırsağı, hem son derece karmaşık hem de hayati derecede önemli bir organdır. İçinde, kişiden kişiye farklılık gösteren sayısız faydalı bakteri türü yaşar. Bağırsağın işlevselliği, bir kişinin ne kadar sağlıklı olduğunu büyük ölçüde belirler.


Besin ve sıvıların yaşamsal şekilde kullanılmasının yanı sıra, bağışıklık sistemi ve ruhsal iyilik hali de sağlıklı bir bağırsağa bağlıdır. Bu ilişkilerin farkında olan kişiler, sağlıkları için çok şey yapabilir. Bu durum hem çölyak hastaları hem de henüz tanı almamış bireyler için geçerlidir.


Bağırsağınızı dinlemek, daha sağlıklı bir yaşama atılan ilk adımdır. 

Bağışıklık organı olarak bağırsak

Bağırsakta yaşayan tüm mikroorganizmalar (bağırsak mikrobiyotası) ile bağırsak mukozası, birlikte vücuda giren patojenlerin aşmak zorunda olduğu bir koruyucu bariyer oluşturur.


Ayrıca mide asidi, zararlı mikroorganizmaları yok edebilir. Sindirim sırasında değerli besin öğeleri ve vitaminler emilir.


Tüm bu mekanizmalar sayesinde bağırsak, bağışıklık sistemini birden fazla düzeyde ve uzun vadeli olarak destekler. 

Karın beyni olarak bağırsak

Bağırsak, karmaşıklık açısından beynimize benzeyen bir sinir sistemine sahiptir. Enterik sinir sistemi olarak adlandırılan bu “karın beyni”, sindirim sistemi ile psikoloji arasında fizyolojik bir bağlantı sağlar.


Bu nedenle stres ve kaygı gibi psikolojik faktörler mide-bağırsak şikâyetlerini tetikleyebilir. Öte yandan, mutluluk hissi de bağırsaklar tarafından etkilenebilir.


Bu nedenle “içgüdü” kavramında olduğu gibi, stresin mideyi bozabileceği düşüncesinde de gerçeklik payı vardır.


Araştırmalar, gastrointestinal hastalıklar ile psikiyatrik ve nörolojik hastalıklar arasında bir ilişki olduğunu göstermektedir. Nörolojik hastalıklar arasında özellikle Parkinson ve Alzheimer öne çıkmaktadır. Ayrıca bağırsak-beyin ekseninin otizm, ADHD, şizofreni, depresyon ve multipl skleroz gibi bazı psikiyatrik ve nöroimmünolojik hastalıklarda rol oynayıp oynamadığı da tartışılmaktadır. 

Sindirim ve aşamaları

Sindirim, besinlerin ağza alınmasıyla başlar. İyi çiğneme ve tükürükle karışma, sindirimin ilk adımlarıdır; çünkü tükürük, karbonhidratları daha küçük bileşenlere ayıran enzimler içerir. 

Daha sonra besinler, yutma ve kas kasılmalarıyla yemek borusundan mideye ilerler. Midede, mide asidi, mukus, su ve enzimlerden oluşan asidik bir ortamla karşılaşırlar. Besinler mide sıvısıyla karışır ve bir sonraki sindirim aşamasına hazırlanır. 

Mide ve bağırsakların peristaltik hareketleri sayesinde besinler porsiyonlar halinde duodenuma (onikiparmak bağırsağı) doğru ilerler. Bu sırada karaciğer, safra kesesi ve pankreas sindirime destek olur. 
Duodenumda besinler, pankreas özsuyu ve safra ile karışır. Pankreas salgısı asidik içeriği nötralize eder. Safra ve pankreastan gelen enzimler, karbonhidratları, proteinleri ve yağları daha küçük yapı taşlarına ayırır. 
Duodenum yaklaşık 25 cm uzunluğundadır ve adını, yan yana konulmuş on iki parmağın genişliğine benzemesinden alır. Duodenum, sindirimin ana bölgesi olan ince bağırsağın bir parçasıdır. 

İnce bağırsakta besin öğeleri ve vitaminler, mukozadan kana emilir ve karaciğere taşınarak depolanır veya vücuda dağıtılır. Ayrıca bu aşamada besin içeriğinden sıvı çekilir. 

Sindirim süreci kalın bağırsakta sona erer. Sindirilemeyen liflerden kalan sıvı ve elektrolitler emilir. Bağırsak duvarından salgılanan mukus sayesinde artık maddeler kaygan hale getirilir ve rektuma doğru ilerletilir. Katı dışkı, anüsten atılana kadar burada depolanır. 

Sıvılar: Birkaç bardak suyun etkisi

Yetişkinlerin, vücuttaki tüm önemli işlevlerin desteklenmesi için günde en az 1,5 litre sıvı tüketmesi önerilir. 
 

Sıvılar yalnızca kanın akışkanlığı, terleme ve vücut ısısının düzenlenmesi için değil; aynı zamanda sindirim için de hayati öneme sahiptir.


Besin içeriği ile bağırsak duvarı arasında yoğun bir su alışverişi gerçekleşir. Bu süreçte şeker, tuz, vitamin ve mineraller çözünerek emilime hazırlanır.


Yeterli sıvı alımı, sindirimi destekler ve sindirim sorunlarında bağırsak hareketlerini düzenleyebilir. Yetersiz sıvı alımı durumunda besin artıkları yeterince kayganlaşamaz ve bu da kabızlığa yol açabilir. 

Hareket: Sağlığa doğru koşmak

Spor ve yeterli fiziksel aktivite sağlıklıdır ve modern toplumda yaygın olan hareketsiz yaşam tarzını dengeler.


Yetersiz hareket, kabızlık gibi sindirim sorunlarına neden olabilir. Fiziksel aktivite, bağırsak içeriğini ilerleten peristaltik hareketleri destekler.


Ayrıca spor, stresi azaltarak sindirime dolaylı yoldan olumlu katkı sağlar; çünkü stres, enterik sinir sistemi aracılığıyla sindirim sistemini olumsuz etkileyebilir. 

Bununla birlikte, çok yoğun spor yapan kişilerin vücutlarını dinlemeleri önemlidir. Aşırı zorlanma kaslara zarar verebilir ve bu durum sindirimi de olumsuz etkileyebilir. 
Özellikle sindirim sorunlarına yatkın bireylerin egzersiz yaparken temkinli olmaları ve şüphe durumunda doktorlarına danışmaları önerilir. 

Bağırsak organımız

Sonraki